Muwatta Malik 27 · Fara'id
henüz dilinizde çeviri yok — İngilizce gösteriliyor
1074Yahya b. Said'e rivayet edildiğine göre Ebu Süfyan oğlu Mu-aviye, Zeyd b. Sabit'e mektup yazarak dedenin mirasdaki payını sordu. Zeyd b. Sabit de ona şöyle cevap yazdı: «Bana yazdığın mektupta benden dedenin mirasını soruyorsun. En doğrusunu Allah bilir. Bu mesele, Halifelere kadar hakkında hüküm verilmemiş bir meseledir. Senden önce iki halifenin yanında bulundum. Onlar bir erkek kardeşle bulunursa dedeye terekenin yarısını, iki erkek kardeşle bulunursa üçte birini veriyorlardı. Kardeşler daha fazla olurlarsa, dedenin üçte bir hissesini azaltmıyorlardı.»
1075Züeyb oğlu Kabîsa'dan şöyle rivayet edildi: Ömer b. el-Hattab, dedeye bugün müslümanlarm vermekte olduğu hisseyi verirdi
1076
1077Züeyb oğlu Kabîsa (r.a.) der ki: Bir nine (ananın anası) alacağı mirası sormak amacıyla Ebu Bekir es-Sıddîk (r.a.)'a geldi. Ebu Bekir (r.a.) ona şöyle cevap verdi: «— Senin hakkında Allah'ın kitabında hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Resulullah'm sünnetinde de herhangi bir şey olup olmadığını bilmiyorum. Sen evine dön. Ben bu meseleyi müslü-manlara sorayım da, öyle sana cevap vereyim.» Ebu Bekir müslümanlara sorunca, Mugîre b. Şu'be ona şöyle dedi: «— Ben Resulullah (s.a.v.)'ın yanında bulundum, nineye altıda bir verdi.» Ebu Bekir: «—Yanında başkaları var mıydı?» diye sorunca Muhammed b. Mesleme el-Ensarî de kalkarak Muğire'ninkine benzer bir konuşma yaptı. Bunun üzerine Ebu Bekir es-Sıddık da nineye bunu uyguladı. Sonra öbür nine (babanın annesi) mirasını sormak maksadiyle Hz.Ömer'e geldi. Bunun üzerine Ömer (r.a.) ona şöyle dedi: «— Senin hakkında Allah'ın kitabında bir hüküm bulunmamaktadır. Şimdiye kadar verilmiş olan hükümler içerisinde de senin meselen yok. Bana gelince ben feraize (miras paylarına) kendimden birşey ilave edecek değilim. Fakat bu miras, annenin annesine verilen şu altıda bir olması gerekir. Her ikiniz birlikte varis olduğunuzda, bu altıda bir hisseyi taksim edersiniz. Hanginiz yalnız başına varis oluyorsa, bu altıda birin tamamını alır. Diğer tahric: Ebu Davud, Feraid; Tirmizî, Feraid; tbn Mace, Feraid
1078Kasım b. Muhammed der ki: iki nine mirasları konusunda Ebu Bekir es-Sıddîk'a baş vurduklarında, Ebu Bekir altıda bir hisseyi annenin annesine vermek isteyince ensardan bir zat ona şöyle dedi: «— Dikkat et. Senin mirastan mahrum etmek istediğin nine ölmüş, miras bırakan sağ kalmış olsaydı nineye varis olacaktı.» Bu söz üzerine Hz. Ebu Bekir, altıda bir hisseyi iki nine arasında taksim etti
1079
1080Zeyd b. Eslem der ki: Ömer b. el-Hattab, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kelale'nin (mirasçısız ölenin) mirasım sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle cevap verdi: «— Sana bu konuda, yazın indirilen Nisa suresinin son ayeti yeterlidir.» Diğer tahric: Müslim, Feraid
1081ibn Mirsa (r.a.) der ki: Ben, Ömer b. el-Hattab (r.a.)'ın yanında oturuyordum. Öğle namazını kılınca şöyle dedi: «— Ya Yerfa! Şu yazıyı getir.» Hz. Ömer, bu sözü hala hakkında yazmış olduğu yazı için söyledi: Biz de halanın mirası hakkında soru soruyor ve öğrenmek istiyorduk. Yerfa yazıyı Hz. Ömer'e getirince içinde su bulunan bir testi (veya bir bardak) istedi ve bu yazıyı bu suyla sildi, sonra şöyle dedi: «— Senin varis olmana Allah razı olsaydı varis olduğunu belirtirdi. Evet, Allah senin varis olmana razı olsaydı, hiç kuşkusuz varis olduğunu belirtirdi.»
1082Ebu Bekir b. Hazm der ki: Ömer b. el-Hattab: «Hala'nın durumu hayrete değer. Zira varis olmadığı halde kendisine varis olunuyor.» derdi
1083Usame b. Zeyd (r.a.) der ki: Resulullah (s.a.v.): «Müslüman kafire varis olamaz» buyurdu. Diğer tahric: Müslim, Feraid
1084Ali b. Ebî Talib, îbn Şihab'a şöyle haber verdi: Ebu Talib'e sadece Akıl ve Talib varis oldular. Ben varis olmadım. Hz. Ali (r.a.) şöyle dedi: «—Bundan dolayı Şı'b denilen evdeki hissemizi almadık.»
1085Muhammed b. el-Eş'as, Süleyman b. Yesar'a şöyle rivayet etti: Yahudi halam öldü. Ben de bu durumu Ömer b. el-Hattab'a anlatarak şöyle dedim: «— Ona kim varis olacak?» Hz. Ömer (r.a.) şöyle cevap verdi: «— Ona kendi dininden olanlar varis olur.» Sonra Osman b. Affan'a gelerek konuyu ona da sorunca, o da bana şöyle cevap verdi: «— Ömer b. Hattab'ın sana söylediğini unuttuğumu mu sanıyorsun? Ona kendi dininden olanlar varis olurlar.»
1086İsmail b. Ebî Hakem der ki: Ömer b. Abdülaziz'in azat ettiği bir hıristiyan öldü. Ömer b. Abdülaziz malını hazineye koymamı bana emretti
1087
1088
1089İmam Malik'e şöyle rivayet edildi: Urve b. Zübeyr, anne ve babası mülaane yoluyla boşanmış çocuk ile zinadan doğma çocukların mirası hakkında şöyle derdi: Bu çocuklar öldüklerinde anneleri azatlı cariye idiyseler, anneleri ile anne bir kardeşler, Yüce Allah'ın kitabında belirlediği haklarına varis olurlar. Geri kalan mala da, annesini azat eden efendileri varis olurlar. Şayet anneleri hürse anneleri haklarını, ana bir kardeşleri de haklarını alırlar. Geri kalan da müslümanla-rın (hazinenin) olur
kaynak: Muwatta Malik
WEBREATH · 11:11
«Should I not be a thankful servant?» — Sahih al-Bukhari
Breath is one for all: everyone lives by it, whoever they are and whatever they believe. Every day at 11:11 local time people stop for sixty seconds, breathe, and thank GOD for the breath — each in their own words, each within themselves. In that minute we are One Breath.
WEBREATH — the Minute at 11:11, your own local time — we are One Breath